Konuk Fotoğrafçı Özlem Yavuz, ”Bokeh”


Sizleri değerli Türk fotoğrafçılar ile buluşturmaya devam ediyoruz. “Türk Nikon Konuk Fotoğrafçı” serimizde bugün sizleri Özlem Yavuz ve birbirinden güzel bokehleri ile tanıştırıyor olacağız.

Konuğumuz Özlem Hanım’ı sizlere kısaca tanıtmamız gerekirse, kendisi bir İstanbul sever ve bilgisayar programcısı. Almış olduğu web & grafik eğitimiyle birçok ünlü kişinin fan sayfasını ve şirket sayfalarını hayata geçirmiştir. Ataşehir konulu fotoğraf yarışmasında birincilik ödülü alan Morkedi, ayrıca İstanbul’da Rüya adında bir fotoğraf sergisini üyesi olduğu fotoğraf grubuyla beraber gerçekleştirmiştir.

Boke” olarak da bilinen Bokeh, fotoğrafçılıkta en popüler konulardan biridir. Temelde Bokeh arka plandaki objelerin tamamen kaybolması veya kamera lensi tarafından verilen imajın bulanık tarafıdır. Çok sevdiği kamerası Nikon D90 ve 50mm f/1.4D lensiyle harikalar yaratan Özlem Yavuz için Bokehin tanımı ise şöyledir;

Uzun süre hayalini kurduğum 50mm f1.4’üme kavuştuktan sonra direkt olarak odaklandığım, fotoğraflara müthiş bir güzellik kattığını düşündüğüm, küçük, sevimli, gizemli pırıltılar… Bokeh…

Özlem Yavuz ya da takip edenlerin internet üzerinde bildikleri ismiyle Morkedi, davetimizi kırmayıp bize birbirinden güzel “Bokeh” fotoğraflarıyla konuk oldu. Şimdi sizi bu gizemli pırıltılarla başbaşa bırakıyoruz.

Değerli arkadaşımdan gelen bu güzel kolyenin fotoğrafını mutlaka çekmeliydim ama bokeh tılsımını işin içine katmadan olmazdı 😉 Bu kez istediğim yıldız şeklinde bokehlerdi ve ortasını yıldız şeklinde kestiğim kapak kartonumla, diyaframım iş başındaydı. Sonuç;  sürekli olarak “o yıldızlar photoshop mu?” sorularına maruz kalan bir fotoğraf oldu :\ Tekrar söylüyorum ki değil 😉

Bokeh fotoğraflarını çok seviyorum, kız kulesi fotoğraflarını da çok seviyorum ama ikisi birleşince çok sevdiğim, sanırım en sevdiğim fotoğrafım çıktı ortaya 🙂 Ama “onlar çocuklarım gibi, ayırt edemiyorum” 😛

Plansız, sadece ve sadece oradan geçerken, yanımda makinemin olması ve Allah’ın lütfuyla gelen ilham sayesinde klasik kız kulesi fotoğraflarının dışına çıkabildim. Manuel odaklama ile netliği bozdum, diyaframımı açtım, sonuç “Bokeh Kulesi” 🙂

Bu fotoğrafta amacım bokeh değildi evet ama arkada olmalarından son derece mutluyum… An’ı ve bokehleri yakalayabilmek için, diyaframım her daim açık 🙂

Ayrıca mahallenin çocuklarının yardımı olmasa olmazdı bu fotoğrafım sanırım… Buradan bana su taşıyan ve yukarıdan bardağın içine erik atan küçük sevimli arkadaşlarıma tekrar teşekkür etmek isterim 🙂

Her eve lazım, her duruma uygun poz verebilecek arkadaşlar… hep varolsunlar… Bu fotoğrafta sanırım mühim olan bokeh değil, yere yatmasını istediğimizde yere yatabilecek dostlarımızın olması 😉 duygusala bağladım, bu fotoğraftan çıkıyorum 🙂

Bazı insanları rahatsız edebiliyor fotoğraflardaki fazla flu alanlar ama ben hep sevdim. Bir yanlışını görmezsem de sevmeye devam edeceğim 🙂 Tıpkı bu fotoğrafı olduğu gibi. Tahtakale’nin dar sokaklarında satışa çıkmış boncuk salkımları ve arkadan “iyi ki” gelen bihaber amcacığım… Teşekkürler…

Çok sevdiğim bir fotoğrafın benzerini çekmek istemiştim ama hava kaç dereceydi hatırlamıyorum, bir süre sonra parmaklarımı hissedemez olmuştum :\ “Sevgililer Günü” için feda edilemeyecek kadar değerli halbuki parmaklarım 😛 Şehrin ışıklarını kadraja alarak bokeh yapmadan olmazdı. Netice olarak oldukça sevimli olduğunu düşündüğüm bu fotoğraf çıktı ortaya… Kalbimiz ve kardan adamımızın kravatı yapraktan 😉

Özel günlere fotoğraf çekmek artık geleneğim, klasiğim haline geldi, özelliklede Kutlu Doğum haftalarında… Zira en özel günlerden biri benim için… 1milyoncudan aldığım küçük led ışıklı kablo aracılığıyla bokehlerimi elde ettim, buradan çok sade bir fotoğraf gibi görünse de arkada bir curcuna vardı 🙂

Gelin&Damat’tan bokeh yapan insan kişisi! Buyrun benim…! Fotoğraflarını yayınlamama rıza göstermeyen çok kıymetli çiftim 🙂  Aslında bu fotoğrafı onlara borçluyum, zira onlar sayesinde –belli belirsiz bir gelin&damat figürü oluşsun diye- diyaframımı son dem açarak arkada ki bokehleri elde edebildim 😉 bir teşekkür de size gelsin, tekrar mutluluklar…

Gelinimizin adı “Yıldız” ‘dı, güzel bir jest oldu kendisine 😉

Veee “Wall-e İstanbul’da” 🙂

Yıldız kartonumu seviyorum… Bir fotoğrafı çekmeyi kurguladığımda, ilk hedefim standardın dışına çıkmak oluyor. Ve aslında bunun farkına hep birkaç beni tatmin etmeyen alışılmış fotoğraftan sonra varıyorum. Bu fotoğrafımı çekmeden önce de, birkaç klasik boğaz fotoğrafı çekmiştim. Boğaz köprüsü fotoğraflarını asla kötüleyemem hepsi birbirinden güzel ama iş kurgu fotoğrafı çekmek olunca, işin içine biraz janjan katmak gerekiyor. Katınca da böyle bir sonuç çıkıyor, seviyorum kendisini…

Biz de Özlem Yavuz’a konuk fotoğrafçı davetimizi kırmayıp birbirinden güzel fotoğraflarını bizlerle paylaştığı için çok teşekkür ediyoruz.  Özlem Yavuz’un iletişim ve portfolyo adreslerini aşağıda bulabilirsiniz.


  • Ömer Nasuh

    Başarılarınızın devamını dilerim..

    • Özlem Yavuz

      Çok teşekkür ederim Ömer bey 🙂