Konuk Fotoğrafçı: Kutay Kösem, “Portre”


“Türk Nikon Konuk Fotoğrafçı” serimizde bugün sizleri Kutay Kösem ile tanıştırıyor olacağız. Kutay Kösem dediğimizde bizim aklımıza gelen ilk şey kendine özel üslubu ile fotoğrafçılık üzerine hazırlamış olduğu video sunumları oluyor. Bıkmadan usanmadan her hafta takipçi kitlesine bu video sunumlarını hazırlıyor. Kutay Kösem’in bu sunumlarda kullandığı anlatım dili ve örneklemeler o kadar güzel ki, öğretici olmasının yanısıra bir o kadar da eğlendirici. “Diyafram, enstantane, iso” üzerine hazırlamış olduğu aşağıdaki videoyu sizlere küçük bir örnek olarak gösterebiliriz.

Her ne kadar video sunumları için sezon finali yapmış olsa da yakın bir süre içinde yeni videolarla takipçileriyle buluşuyor olacak. Kutay Kösem’i mutlaka takip listenize almalısınız. Ufak bir not aşağıdaki bazı fotoğrafların nasıl çekildiğini merak ediyorsanız videolarında cevaplarını bulacaksınız.
Eğer internette gezinmeye kısa bir mola verdiyseniz sizi Kutay Kösem ve portreleri ile başbaşa bırakıyoruz.


1988 yılında doğdum ve o zamandan beri Ankara’da yaşıyorum. Başkent Üniversitesi, Turizm ve Otelcilik bölümünden mezun oldum ve şu an Yüksek Lisans hazırlıkları içerisindeyim. Fotoğrafa başlangıcım geçmişe dayanan ilginç ve sıcak bir hikaye değil malesef 🙂 Daha çok hayatımda bir boşluk oluşmasındandı. 4 sene önce, ne eskisi kadar iyi basketbol oynuyordum ne de eskisi kadar cesur olabiliyordum kaykay kayarken. Okuduğum bölümü de sevmediğimi göz önüne alınca, cidden kendimi oyalayacak ve yapmaktan gurur duyacağım bir şey arayışına girmiştim. O noktada çevremde gittikçe popülerleşen fotoğrafçılık ilgi çekici göründü. İlk önce evde duran eski kompakt makinaları uzun süre sonra kılıflarından çıkardım, sonra bir doğum günümde hediye gelmiş olan Polaroid makinamı elime alıp kurcaladım. Derken sonunda dayanamayıp bir dslr-like makine edindim kendime. 2 ay kadar önüme gelen her şeyi çekip, önüme gelen herkese bunları gösterdikten sonra. Pek de bir ilerleme kaydedemediğimi ama bu konuda hevesli olduğumu gördüm. O noktada kendi adıma bir risk alıp, o makinemi satarak ilk dslr makinemi aldım.

O noktadan bugüne fazla değişen bir şey yok.  Arada analog makineler kullandığım dönemler ve dslr güncellemeleri yaptım. Şu an ana ekipman olarak;

  • bir adet full frame gövde
  • 50mm f/1.8 lens
  • 85mm f/1.8 lens
  • 2 adet flaş ve flaş modifiyelerim (şemsiye softbox vb..) kullanıyorum.

Marka model belirtmememin sebebi kullandığım ekipmanların Nikon olmaması değil; kullandığım ekipmanların ve markaların bir önemi olmadığını düşünmem. Markası ne olursa olsun.

Fotoğrafın bana ne kattığına dönersek, bir kaç arkadaşımla ortaklaşa yaptığımız bir iki kısa film denemesinden elde ettiğimiz ufak başarılar, kendi adıma katılıp derece elde ettiğim bir fotoğraf yarışması ve bir iki derginin, bir iki sayfasında yayınlanan, bir iki fotoğraf dışarısında elle tutulur bir sonuca sahip olmadım. Ama elle tutulamayan şeyleri burada yazabileceğimi düşünmüyorum. Fotoğrafçılık sayesinde tanıştığım insanlar, bulunduğum ortamlar, yaşadığı anılar o kadar güzel ki, sadece bu şekilde devam edeceğini düşünmek bile bu iş le uzun süre uğraşmam adına yeterli bir motivasyon benim adıma.

Fotoğraflara geçmeden önce son olarak da hazırladığım video serisinden bahsetmek istiyorum. Ben fotoğrafa başladığımda, gerek teknik terimleri öğrenmek, gerekse fotoğrafçılık işinin kamera arkası hakkında kaynak bulmakta zorlanmıştım.

Bana göre malesef var olan çoğu kaynaklar ya çok ileri düzey işlerin iki yüzlü gösterimleriydi (aşırı mutlu fotoğrafçılar, süper modeller, makyaj ve saç tasarım sanatçıları, ve her şeyin çok üst düzey ekipmanlarla hiç bir bilgi paylaşılmadan, adeta fotoğrafçıların şov yapması şeklinde gösterildiği) yada 2 dakikadan fazla izlemesi bile katlanılamayacak derecede monoton olan, heyecandan yoksun bir anlatımın olduğu görsellerdi.

Dolayısıyla bu konuda şimdiye kadar ki işlerden daha farklı, daha güncel bir sunum yapmanın hem bana, hemde bu tarz bir şeyden faydalanmak isteyen insanlar açısından bir ihtiyaç olduğunu düşünerek böyle bir işe adım attım. Bu “Video Sunumlarıma youtube üzerinden ulaşılabilir.


Bu benim açımdan önemli bir fotoğraf, ülkemize konser vermek amacıyla gelmiş olan Cedric Tiberghien‘ın “Hukuk Gündemi” dergisinin röpörtaj çekimini yapma şansım olmuştu. Mekanın kendi ışığına ek olarak bir adet flaş ve şemsiye kullanmıştım bu fotoğrafta.

Kadın ve çikolata tutkusu arasında bağı yansıtmak için yaptığım çekimden bir kare, Burası bir fotoğraf stüdyosu değil, benim odam, ve arka taraftaki siyahlık bir fon perdesi değil, 5 liraya alınmış bir kumaş 🙂


Yine odam ve kumaşım 🙂 Bu kez arka tarafta fona dönük duran bir flaş ve flaşın önüne geçirilmiş kırmızı bir balon var farklı bir renk efekti elde edebilmek adına.


Balon demişken, doğal ışık altında çektiğim ve renklerini çok sevdiğim bir fotoğrafım daha. O gün dışarısı genelde bulutlu olduğundan doğal ışıkla çalışmak kolay olmuştu.


Yine doğal ışık altında çekilmiş bir fotoğraf, yerin dokusu ve modelin ayakkabısının rengi bu fotoğrafı sevmemde büyük etken olmuştu.


Aynı günden bir kare daha, burada Arka taraftan gelen ışık, mekana giren doğal güneş ışığı, modelin önünden gelen ise flaş ve şemsiye. beyaz dengesi flaşa göre ayarlandığı için güneş ışığının arkadaki sıcak etkisi oldukça hoşuma gitmişti.


Deneysel sayılabilecek bir çekim. Fotoğrafta contrast arttırrımı dışında bir düzenleme yok (Uzun pozlama+2 adet flaş+ışıkla boyama+lens önüne tutulan parlak objeler) Video sunumlarımda daha detaylı açıkladım bu fotoğrafı.


Burada da uzun pozlama esnasında tetikleyici elime alarak manuel olarak flaşın 2 kere patlamasını sağladım. Yine bu fotoğrafta da ek bir düzenleme yok.


Şubat ayında yaptığım self portre serimden en sevdiğim fotoğraflardan biri, tüm modern çağ köleleştiricileri bir yandayken onlardan kaçışın en kolay, ulaşılabilir yolu.


Yine modelliğe çok hevesli kuzenimi çektiğim bir fotoğraf 🙂 Öncekilere benzer şekilde fon için bir flaş ve modeli aydınlatmak için bir flaş kullandım.


Bu fotoğraf en çok soru aldığım fotoğraflardan biriydi. Nasıl yapıldığına gelince, görüldüğü gibi fotoğrafın son halinde nasılsam öyle bir fotoğraf çekindim ve o fotoğrafa ters çevirip ekleyebilmek adına dökülen şarap fotoğrafları çektim (çekimde şarap ziyan edilmemiş, vişne suyu kullanılmıştır 😀


Bu da bir diğer merak konusu fotoğrafım. Aynı fotoğrafta iki adet ben ve kendimin saçını tutuyorum. Görüldüğü üzere düzenlemede işimi kolaylaştırmak için bir fotoğrafta elime saçları olan bir maske aldım ki, gerçekten elimle tuttuğum saçlar son fotoğrafta gözüksün.

Son olarak bana aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz;

Video Serime:  http://www.youtube.com/user/kutaykosem/videos
Fotoğraflarıma: http://500px.com/kutaykosem
Her türlü görüş, öneri ve düşünceleriniz için https://twitter.com/kutaykosem

Zamanını ayırıp bu yazıyı okuyan herkese ve bana buradan kendimi tanıtma şansı sunduğu için Türk Nikon ailesine çok teşekkür ederim.