Gezi Fotoğrafçılığı Serisi : Murat Kodan ile Ghadames


Gezmek, seyahat etmek, farklı insanları ve kültürleri tanırken yeni yerler keşfetmek, her zaman insan için yenileyici ve heyecan verici olmuştur. Bu düşünceyle yola çıkarak sizleri Türk Nikon Gezi Fotoğrafçılığı serisi ile tanıştırmıştık.

Bugün gezi fotoğrafçılığı serisinde Ghadames’in sokaklarında ve rengarenk evlerinde dolaşıyor olacağız. Fotoğraf kareleriyle ve anlatımıyla bizlere Ghadames’i anlatacak kişi Murat Kodan oluyor. Kısa bir alıntıyla ön bilgi vermiş olalım ve ardından sizi Ghadames fotoğrafları ve gezi notlarıyla baş başa bırakalım.

1964 İzmir doğumluyum. 9 Eylül Üniversitesi İİBA Turizm Bölümü mezunuyum. Bodrum’da yaşıyorum. Halen otel genel müdürlüğü yapmaktayım. Fotoğraf çekmek benim için bir tür nefes alma refleksi gibi, sürekli fotoğraf çekme isteği duyuyorum. İlk makinem Rus malı bir Lubitel 2 idi, şu anda Nikon D7000 kullanıyorum. Genel olarak seyahat ettiğim dönemlerde D7000’i kullanıyorum, diğer zamanlarda “fotoğraf çekme ihtiyacımı” akıllı telefon ile karşılıyorum. Seyahatlerimin rotalarını da genellikle geçmişten bugüne uzanan mekanlara, insanların hala yaşamlarını sürdürdükleri yerleşim yerlerine doğru yapıyorum; antik mekanlar, eskimiş ancak yaşamda kullanılan yerler, insanların bu alan içerisindeki duruşları ilgimi çekiyor.

GHADAMES

Seyahatimizin rotası 1986 dan beri UNESCO Dünya Mirası kapsamında koruma altına alınmış Nalut Bölgesi’nin Cezayir – Tunus ve Libya’nın sınırlarının kesiştiği yerdeki Sahara kenti GHADAMES.

Başkent Trablusgarp’dan Ghadames’e karayolu ile Al Azizia, Qasr al haj, Nalut, Sinawn ve Darj geçilerek yaklaşık 600km sonra ulaşılabiliyor.  Ayrıca haftada iki gün Ghadames Air iç hat uçuşları bulunuyor.

Yazılı kayıtlara göre Ghadames’in tarih sahnesine ilk çıkışı M.Ö. 1nci yüzyıl Roma valisi Lucius Cornelius Balbus ile. Romalılar bu şehirde M.S. 3ncü yüzyıl’a kadar kalmışlar; Üçüncü Yüzyıl krizi sırasında bölgeden çekilmişler. Şehir, 7nci yüzyıldan itibaren de hızla müslümanlaşmış ve o zamandan beri de arapların kontrolünde olmuş. Şehir 19ncu Trans-Safra ticareti için önemli bir üs görevi üstleniyormuş.

Ghadames adının Tidamensi ve Cydamus’dan türediği düşünülmekte olsa da yerel halk tarafından söylenen bir başka hikaye de şöyle :
Küçük gölün yanıbaşında öğle saatlerinde kamp kuran ve yemek yiyen kervancılar burayı Arapça öğle yemeği anlamına gelen GHADA ve dün anlamına gelen AMS dan esinlenerek isimlendirmişler. Ghadames = dün ögle yemeği yediğimiz yer.

Günümüzde Ghadames’ de yaklaşık 10.000 kişi yaşamakta ve bunların çoğu Amazigh / Berber kabilesinin mensupları. Kendilerine ait bir dilleri ve alfabeleri olan bu insanlar aslında bu dünya parçasının en eski yerleşkecileriymiş. Amazigh topluluğunun kendilerine ait bir de amblemleri mevcut. Ghadameslilerin Fas, Cezayir, Mali, Nijer, Moritanya, Tunus, Mısır ve Burkina Faso’da akrabaları varmış.
Libya’daki sayıları yaklaşık 470 bin yani ülke nüfusunun %7’si.

Her ne kadar hükümet 1970’den sonra eski kentin yakınına modern bir yerleşim yeri oluşturmuşsa da yerel halk özellikle yaz aylarında sıcaktan doğal yollarla korunmanın sağlandığı eski güzel evlerini özlemekte.

tripoli_01

Eski Ghadames dışarıdan  genel görünüm. Şehrin çevresi çeşitli kapıların olduğu yüksek duvarla çevrilmiş.

tripoli_02

Ghadames evlerinin terasları. Şehirdeki tüm evlerin terasları birbirine bağlanmış durumdadır. Bu sayede hemen alt kısımda bulunan  mutfaklarda yemek pişirebilen kadınlar kentin kendisi kadar büyük olan bu alanda kendilerine özel bir yaşam sürebilmektedir.

tripoli_03

Ghadames’in yakınına kurulu olduğu bu göle AİN AL FARAS “KISRAK GÖZÜ GÖLÜ” adını vermişler. Arka planda görülen bina ise şu anda kapalı olan Ain al faras oteli. Sofia Loren 1957de başrolü John Wayne ile paylaştığı “Legent of the lost” filminin çekimleri sırasında 10 numaralı odada konaklamış.

tripoli_04

 

tripoli_05

Ghadames’de bir meydan ve en gözde eski cami.

tripoli_06

Ghadames’li çocuklar

tripoli_07

Gezimiz sırasında karşımıza çıkan bu durumu fotoğraflamamak haksızlık olurdu. Restorasyon sırasında yollarına oldukça çevreci bir yaklaşımla devam etmişler; bu yaramaz hurma ağacını kesmemişler. Ağaç hala yaşıyor ve üzerinde meyve mevcut.

tripoli_08

Ghadamesliler mevcut sert doğa koşullarıyla “yer üstünde bir yeraltı şehri”  inşa ederek başa çıkmışlar. Oluşturdukları kapalı sokaklarda serin bir hayat sürdürmüşler. Kenarlarda bulunan oturma yerlerinde soluklanmışlar aynı zamanda da sohbet etmişler.

tripoli_08-1

Sokaklardaki farklı mimari yapı ve süslemeler farklı bir topluluğun alanına girdiğinizi anlatıyor. Sokaklara uygun aralıklarla yerleştirilmiş havadanlıklar ve küçük pencereler ışık ve hava sağlamanın yanında sirkülasyonu da sağlamakta.

tripoli_09

Sokaklarda bulunan duvar süslemelerinden bir örnek.

tripoli_10

Ghadamesliler sanatı ve rengi yaşamlarının her alanına sokmuşlar. Şehrin heryeri evler sokaklar kırmızı sarı ve yeşilin hakim olduğu süslemelerle bezeli.

tripoli_10-1

 

tripoli_11

Caminin kapısındaki plakette yapım tarihi olarak Müslümanlığın bölgede hızlı olarak yayılmaya başladığı yıllar 668 bilgisine rastlanıyor.

tripoli_12

Evlerin içerisine açılan hurma kökünden sokak kapısı. Üzerindeki süsler evin hanımı tarafından çeşitli renkte çaputlar kullanılarak yapılmış. Anlamı “Evin büyüğü Hac ibadetine gitti” demekmiş.

tripoli_13

Evlerin duvarlarında asılı olan eşyalar bir tür zenginlik gösterisi. Metal eşyalar ve ayna kullanılarak yapılan çeşit çeşit el işleri aynı zamanda  küçük boşluklardan içeriye sızan ışığın çoğaltılarak daha aydınlık ortam yaratılmasına yarıyor.

tripoli_14

Ghadames’de evler yazın bunaltıcı sıcağından korunma sağlayacak şekilde yüksek tavanlı, kireç, çamur ve palmiye / hurma ağacı gövdesi kullanılaarak yapılmış. Bize poz veren Ghadamesli rehberimiz Othman Hshashi.

tripoli_15

Yaşam alanı ile çatı arasına yerleştirilen yemek pişirme yeri, o günün mutfağı.  Odanın tavanında görülen siyahlıklar yemeklerin yağı ile oluşmuş.

tripoli_16

Eski Ghadames  gezimizden sonra güneşin batışını  kaçırmamak için rotamızı hemen çöle çevirdik; 4×4 ler ile şehir dışına çıktık. Kısa bir çöl safarisinden sonra Sahara’da  günbatımını izlemek, oluşturduğu serinliği hissetmek gerçekten değişik bir deneyimdi.

tripoli_17

Güneşi ertesi güne yolcu ettiğimiz Sahara’dan Ghadames’e döndüğümüzde rehberimiz Othman bizi akşam yemeği için evine davet etti . Othman’ın ve güzel çocuklarınında bizimle olmaktan duydukları mutluluğu gözlerinde gördük.

tripoli_18

Othman’ın eşinin bizler için hazırladığı yemeğin adı FTAT.  Çeşitli sebzeler ile lezzetlendirilmiş et suyu ile  ıslatılarak tatlandırılmış ev yapımı ekmek üzerine süt deve eti ve haşlanmış katı yumurta ( kişi sayısı kadar) koyularak ve en son da üzerine soğanlı börülce ilave edilerek hazırlanıyor. Yemekler yerde yeniyor ve yemek ortaya toprak kaplarda getiriliyor. Herkes aynı tabaktan yiyiyor.

tripoli_19

Yemek sonrası ikram edilen yeşil çayımız ve çerezlerimiz.

tripoli_20

Dönüş yolunda…

Murat Kodan’a gezi fotoğrafçılığı serimize katıldığı ve bizlerle Ghadames gezisini paylaştığı için Türk Nikon olarak teşekkür ediyoruz. Gitmiş kadar olduk diyoruz ve gezi fotoğraflarını anlatımlarıyla beraber paylaşmak isteyen fotoğrafçı dostlar için küçük bir not düşüyoruz.

Sizde bu projenin içinde yer almak istiyorsanız. Bizimle info@turknikon.com adresinden irtibata geçebilirsiniz. Gezi Fotoğrafları Serisi’ndeki beklentimiz; kısa özgeçmişinizle birlikte, en fazla 25 fotoğraftan oluşan ve “Türk Nikon Gezi Fotoğrafçılığı Serisi” kısmında bahsettiğimiz detayları içerecek şekilde geziyi anlatan fotoğrafları, her bir fotoğrafın hikayesiyle birlikte bize e-mail ile göndermeniz.  Gönderinizi takiben yapılacak değerlendirme neticesinde sizde bu projenin bir parçası olabilirsiniz.