Çağatay Bahtiyar ile D800 Üzerine Web Röportaj


Türk Nikon olarak beğeniyle takip ettiğiniz röportaj serimize ara vermeden devam ediyoruz. Bugün yeni konuğumuz  “evlilik ve reklam fotoğrafçısı” Çağatay Bahtiyar. Kendisi tam bir Nikon fanatiği olması yanında Nikon’un en yeni ve çok ses getiren satış rekorları kıran, yapılan testlerde birinciliği kimseye kaptırmayan DSLR’ı Nikon D800 sahibi. Herkesin merakla beklemesinin yanında sahip olmak için sıraya girdiği D800 sahibi birini bulduğunuzda sormak istediğiniz çok şey oluyor. Çağatay Bahtiyar, bizi kırmayarak çok ciddi bir zaman ayırdı ve siz takipçilerimiz için sorularımızı yanıtladı. Nikon D800‘ü merak ediyorsanız ve sahip olmak istiyorsanız bu röportajı mutlaka okumalısınız. Sözü daha fazla uzatmadan sizi Çağatay Bahtiyar ile başbaşa bırakıyoruz.

Çağatay Bahtiyar ile D800 Üzerine Web Röportaj

1. Öncelikle bize kendinizden biraz bahseder misiniz? Kendinizi Türk Nikon okuyucularına tanıtmak isteseniz nasıl ifade ederdiniz?

1987 yılı Ordu doğumluyum. 2009 dan bu yana ticari olarak fotoğrafçılıkla uğraşıyorum. Yeniyim yani. “Evlilik ve Reklam” fotoğrafçılığı ile uğraşıyorum. Uzmanlık ve iş yoğunluğu bakımından evlilik fotoğrafçılığı ana dalım diyebilirim. Evlilik fotoğrafları çekmekten ileri derecede zevk aldığımı söyleyebilirim.

2. Fotoğraf çekmeye nasıl başladınız? İlk fotoğraf makineniz hangisiydi?

2005 yılına kadar fotoğraf harici herşeyle ilgilendim. 2005 yılında “şu makina güzelmiş “diye başladı herşey. Öyle “dedemin , babamın zenit i” klasiği yok bende . Üstüne düştüğüm bütün işlerin altından başarıyla kalksamda her alanda çok fazla özgüveni olan birisi değildim. Çevremin fotoğraflarımı beğenmesi artık ciddi bir boyut kazanınca şans eseri kendimi fotoğraf camiasında buldum. İlk fotoğraf makinam Sony DSC-H1 di. İlk DSLR makinamda Fujifilm S3 PRO ydu. Çok severek kullanmıştım. Tercih etme sebebim Nikon F bayonet olan Pro gövde yapısında olmasıydı.

3. Sizin yeni bir Nikon D800 kullanıcısı olduğunuzu biliyoruz. D700’ü bırakıp D800’e geçmeye iten sebepler ne oldu?

Fotoğrafçılığı ticari gözle yapsamda teknolojik olarak çok meraklıyım. Yeni çıkan her şey ilgimi çeker. D700 den oldukça memnunken D800 e geçmemdeki sebep getirdiği tüm yeniliklerin iş sahasında işime yarayacak ciddi geliştirmeler olmasıydı. Ama en önemlisi değişen teknolojiye ayak uydurmak için aldım diyebilirim. Albüm çalışmalarında 35×65 cm albüm baskısı ve 75×100 cm gibi baskıları sıklıkla almamda megapiksel konusunda azıcıkta olsa etkili oldu.

4. Malum D800 piyasada şu an sınırlı sayıda ve Türkiye’de de henüz satışı yok. Herkes de heyecanlı bir bekleyiş ve D800’e karşı bir merak var. D800 elinize ulaştığı zamanki heyecanınızı okuyucularımıza nasıl tanımlarsınız?

Ben aslında kendimi hiç ticari görmedim. Aşırı derecede merak ve tutku var “Nikon” a karşı…Kargoya 30 adım kala bir an yürüyemediğimi hissettim. Değişik bir duygu bu. Maddesel birşeye bu kadar bağlanmak çok değişik bir şey. Elimde herhangi bir Nikon varsa mutluyum ben…Ama memnunum halimden. D800 beklentiler ne olursa olsun bir şekilde daha üstünü vaad eden bir cihaz.

5. 36 megapikselin gereksiz olduğu ve henüz bu makineyi destekleyecek optiklerin olmadığı çok yazıldı. Sizin ilk izlenimleriniz nasıl?

Dijital fotoğrafçılıkta megapiksel kavramı baskı için artık yeterli seviyelere geldi. D700 ile 75×100 cm ye kadar bir çok baskı aldım. Bu zamana kadar hiç bir sıkıntı çekmedim. Bu kadar büyük bir baskı boyutuna bakış mesafemiz fazla olsada yakından bile gayet tatminkar sonuçlar aldım. Tabi bunda kullandığım optiklerin kalitesi de önemli rol oynadı. Sonuçta teknoloji geliştikçe , megapiksel arttıkça bizim ihtiyacımız olan baskı boyutları büyümüyor. Bugün hala evlerde çerçevelerimiz en fazla 30×45 cm . Anı fotoğraflarımızı arşivlerken teknoloji gelişti diye kesinlikle 20×30 gibi baskılar bile almıyoruz. Artık amatör baskı boyutlarını doyuran kameralar var. Hatta 5-6 yıl önceden beri var bu cihazlar. Ama megapiksel önemsizdir demekte yanlış olur. Elbette 2 eşit fotoğraf kalitesine sahip kameradan megapikseli yüksek olanı tercih ederiz. Bende internette ilk örneklere baktığımda güncel optiklerin 36 megapikseli tam anlamıyla desteklemediği izlenimine kapıldım. Hatta çoğu prime lenslerin bile! Makinayı kullandıkça aslında çokta haksız olmadığımı gördüğüm kadar aslında bir o kadar da anlamsız olduğunu gördüm. İyi lenslerle gerçekten yüksek detay alırken normal bir zoom lensle yine de D700 den fazla detay alıyorsunuz. Elinizde ki zoom lenslerin tam performansı sağlayacak detay gönderemediğini düşünsenizde elinizin altında yatan bir potansiyel yine de güzel bir duygu. Basit bir örnek vermek gerekirse 24-85mm 2,8-4 gibi eski ve optik kaplaması olmayan bir lens bile ben daha ölmedim dedirtebiliyor! Optik verebileceği maksimum detayı sensöre iletirken sensörde bunu sadace detay olarak değil dinamik aralık olarakta iyi işleyebiliyor. Ama açık diyafram lenslerde en açık diyaframlarda artık shutter hızı ve fokus kararlılığınız optiğin kalitesinden daha kritik önem taşıyor.

6. Sizce D800 ile D700 arasındaki en belirgin farklar nelerdir?

Dinamik aralık , dinamik aralık… En belirgin özellik bu. Ölçüm sistemi müthiş derecede iyi ve bu zamana kadar hiç bir Nikon’da görmediğim kadar muhteşem. D800 ü kullanırken, sanki birisi D700 kullandığım zamanlarda iç sesimi dinlemiş ve bu cihazı yapmış gibi hissetim. D800 kullanırken sanki üst bir segmente geçmişim gibi hissettim. Bundan önceki kameraların hep bir alanda kuvvetli olması vardı. D3s ISO ve hızda , D3x Düşük ISO ve detayda , D700 optimum bileşke için ortalama bir kamera iken D800 bütün hepsini bir arada barındırıyor gibi hissettiriyor. D3x ten daha fazla detay alıp 1600 ISO da temiz fotoğrafı 36 MP bir çıktıda görmek güzel bir duygu.